orenbeldesi.com | Guncel Tarafsiz Haberin Dogru Adresi
Salim KAYA vefat etti
Ören Beldesi Kıran mahalle sakinlerinden Helim oğlu Salim KAYA vefat etti
AYŞE EKİZ (48) VEFAT ETTİ
Mehmet Ali Ekiz eşi Ayşe EKİZ(48) geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti
HEMŞERİLERİMİZE GEÇMİŞ OLSUN
Geçmiş olsun ÖREN-EREN KÜLAH-BAL-MURAT-KÜÇÜKER
ÖREN DERNEĞİ KONGREYE GİDİYOR
BAŞKAN ADAY OLMAYACAĞINI AÇIKLADI.GENÇLERİ GÖREVE ÇAĞIRDI
ÖREN SPOR'A DESTEK GECESİ
Ören Belediye Spor'a Ören Beldesinde destek gecesi yapıldı
Mehmet Gündoğdu 'OTÇULAR '

Mehmet Gündoğdu 'OTÇULAR '

  Bu yazı 31 Temmuz 2012, SALI 19:11:58 eklenmiştir. 13629 kez okunmuştur.
Yazar : Misafir Kalemler
Ören Otçusu yok ama Ağasar da Ören gibi Kadırga’dan çekilirse, işte o zaman Kadırga bitmiş demektir.


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

  Kemençe Sanatçısı Mehmet Gündoğdu

OTÇULAR

Uzun zamandır yayla şenliklerine ve özellikle de Kadırga’ya gitme fırsatım olmamıştı fakat ani bir karar ile 12 Temmuz gecesi Kadırga’ya gitmek üzere yola çıktım ve ertesi gün yani 13 Temmuz Cuma günü sabah saatlerinde Kadırga’ya ulaştım. Kadırga’ya gitmemdeki maksat öylesine bir yayla havası alayım değildi tabi ki. Kadırga’nın Karadeniz kültüründe çok önemli bir yeri vardır. Bu şenliğin asıl adı “Otçu ya da Otçular” dır ve yapıldığı zamana da “Otçular Haftası” denmektedir. O gün geldiğinde Kadırga pazarına yakın olan obalardan (yaylalardan) insanlar gruplar halinde (otçu/çokluk), davul-zurna ve kemençe eşliğinde horon oynayarak Kadırga denilen Pazar yerine gelirler. Orada bulunan horan düzünde horonlar oynarlar ve tekrar akşama doğru obalarına dönüş yaparlar ve eğlencelerine orada devam ederler.

Bizde bu gidişimizde otçuları tekrar izleme fırsatını yakaladık. Yakaladık yakalamasına da ben olanları çok üzülerek ve sıkılarak izledim ve gördüklerim karşısında bir an ümitsizliğe kapılmadım desem yalan olur.

Tespitlerime ve yaptığım araştırmalara göre Kadırga'yı üç önemli Otçu ayakta tutmaktadır. Bunların biri Ören-Oğuz, ikincisi Aktaş, üçüncüsü ve belki de en önemlisi Eskala Otçusu'dur. Tonya ve Şahmelik gibi Otçu grupları Kadırga'ya geliyor olsalar da ağırlık Ören, Aktaş ve Eskala Otçularındadır.

Ören Otçusu yayla davası yüzünden uzun bir süredir Kadırga'ya gidememektedir ki bu, Kadırga'da horonun yarı yarıya belki de daha büyük ölçüde azalması hatta bitmesi anlamına gelir. Çünkü Örenliler çok mükemmel horon oynamakta ve özellikle de horonun alaşağı bölümünü çok büyük bir ustalıkla ve bütünlük içerisinde icra etmektedirler. Tabi bu her ne kadar eskide kalmış olsa da yine de kalıntıları bugün bile kendini göstermektedir. Burada maalesef Ören Otçusu'ndan fazla söz edemeyeceğim çünkü artık Kadırga'da yoklar... Umarım eskisi gibi Ören Otçusu tekrar canlanır ve Kadırga'daki yerini alır. Ören Otçusunu görmediğimden dolayı net bir fikir ileri süremiyor olsam da, bu gidişimde gördüğüm bazı önemli konular hakkında az da olsa konuşmak isterim.

Şuan Kadırga'da hala otçu düzenlemekte olan Aktaş ve Eskala Otçuları canlılıklarını muhafaza etmektedirler fakat otantik yapılarını neredeyse tamamen yitirmiş durumdadırlar. Ören'in Kadırga'da olmamasının üzerine bir de bu çok önemli kültür hazinesi niteliği taşıyan iki Otçu gurubunun da bu hale gelmesi beni ziyadesi ile üzdü. Eskala Otçusuna baktığımızda resmen birkaç tane çocuğun himmetine kalmış durumda... Çocuklar horon bilmedikleri gibi söylenenleri de anlamakta güçlük çekiyorlar ya da anlamıyorlar. Ömeroğlu (Muhammet Türkmen) ve Fehmi Tarhan gibi eski ustalar ne kadar çabalasalar da ümitsizlikleri ve üzüntüleri yüzlerinden okunuyordu. Kendi kendime düşündüm acaba bu iş çoluk çocuğun eline mi kaldı diye ama bir şey fark ettim o esnada. Fark ettiğim şey o hiçbir şey bilmeyen gençlerin içlerindeki çoşkuydu. Bu coşku gözlerinden okunuyordu. Bunlar doğru bir şekilde yönlendirilirse neler yapmaz ki dedim kendi kendime. İşte o çoşku tekrar ümitlenmemi sağladı.

Gelelim Aktaş Otçusuna… Aktaş Otçusu daha kalabalık gibi görünse de içinde hoş olmayan görüntüler vardı. Benim bildiğim bayanlar yaşlı bir koca ananın arkasından grup halinde ama herhangi bir oyun oynamadan yürürlerken, erkekler de önde bir çizgi halinde el ele tutuşup kemençe ya da davul zurna eşliğinde horon düzüne kadar yürürler. Erkeklerin arasına kadınlar girmez. Girmemeli de… Ben kadın-erkek beraber oynanmasına karşı olan biri değilim fakat bu gibi önemli konularda çok daha dikkatli olmak gerek.

Aktaş Otçusu’nda da gördüğüm en bariz hata buydu. Ama dedim ya Ağasar uşağında gerçekten bir coşku var. Diğerleri ne kadar düzenli bir otçu gibi görünseler de o coşkuyu asla yakalayamazlar. Çünkü mal sahibi değiller. Mal sahibi olanlar Çepnilerdir. Bu sebeple Ağasar Otçularına çok dikkat etmek gerekiyor ve bununla beraber Ören Otçusunu da tekrar canlandırmak lazımdır diye düşünüyorum. Eğer kültürümüz elden gitmesin diyorsak bunu el birliği ile yapmalıyız.

Bunlardan başka horonlar da o kadar bozulmuş ki, şu an horon diye oynanan o garip hareketlere ne bir Piçoğlu havası ne de bir Karaman ya da Durkaya havası çalınabilir. Ne olduğu belli olmayan ve horon olduğu sanılan o garip hareketlere Tuzcuoğlu ya da Hamzabaş gibi önemli havaları çalmak bir yana dursun, şimdiki, biraz daha orjinale yakın havalar bile çalınamaz. İşin en üzücü tarafı ise, orijinal havalara horon oynayabilecek, horonu da geçtim bu havaları oturup zevkle dinleyebilecek bir tane horoncu ve dinleyici yoktu koskoca Kadırga'da… Bu ne acı bir durum böyle. Bu dediğime eski horoncuların da büyük bir kısmı dahildir. Çünkü onlarda, zamanla popüler kültüründen nasiplerini almışlar ve özünden uzaklaşmışlardır.

Bu yazıyı yazmamdaki maksat ve demek istediğim şey şudur ki Ağasar ve Ören olmadan Kadırga’nın var olması söz konusu bile olamaz. Şuan maalesef Ören Otçusu yok ama Ağasar da Ören gibi Kadırga’dan çekilirse, işte o zaman Kadırga bitmiş demektir. Kadırga biterse Karadeniz kültürü de nihayete ermiş olur. Kadırga'yı canlandırmak ve otçuların daimi olarak yaşamasını istiyorsak o zaman Ağasar Otçularının düzenli bir şekilde oraya gelişlerini sağlamalıyız. Asıl hizmet budur bence. Herkes kendini göstermek peşinde ama o kendini ön plana çıkartmak isteyenler bu işi Çepnilerden öğrendiklerini unutmamalılar. Görele’nin gaydalarıyla horon oynadıklarını, Görele, Ören-Oğuz ve Ağasar’ın horonlarını ve kültürlerini taklit ettiklerini her zaman hatırlarına getirmelidirler. Burada amacım kimseyi yermek ya da eleştirmek değil. Sadece unutulan gerçekleri hatırlatmak istedim ve bu gerçekleri her zaman cesurca ve tarafsız olarak dile getireceğim. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

MEHMET GÜNDOĞDU


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 

Diğer Misafir Kalemler Yazıları
 
 
Giresun büyük şehir olmalı mı?
EVET
HAYIR
Diger anketlerimiz için tıklayın...
 
Ören-der piknik 2012
Ören Beldesi Cami
Ören Köyü Slayt
Ören Horonu Sazalanı Hatırası
Ören-der piknik 2011
[ Tümünü Göster ]

 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
Atletico Madrid, Akşam, Paris Hilton, Alparslan Erdem, Manchester City, Serdar Özkan, Fatih Tekke, Haber, Denizli, İbrahim Tatlıses, hakim, Zonguldak, foto, Manisaspor, Türkiye, gece, Beşiktaş, Bülent Ersoy, Yorum, Büyükşehir Belediyespor, Uğur İnceman, Bugün, Hilton, Avrupa, Turkcell, Mini, Türk, Van, Gülben Ergen, Man,
 
|   Copyright © 2014 orenbeldesi.com Tüm Hakları Saklıdır.

 Site içeriğinin veya materyallerin başka bir yerde izinsiz yayınlanması kesinlikle yasaktır. !